Bisiklet Sektörü için İş Planı

2013 yılında İzmir’de yerleşik orta ölçekli bir bisiklet fabrikası için detaylı bir stratejik iş planı hazırladık.

Üç ay süren bu proje kapsamında:

  1. Öncelikle Türkiye bisiklet piyasasındaki genel dinamik ve yakın gelecek için beklentileri inceledik. Sektörün önde gelen isimleriyle konuştuk ve ayrıca 311 kişinin katılım sağladığı bir online anket düzenledik.
  2. İkinci aşamada Çin’de yapılan dünyanın en büyük bisiklet fuarlarından birini ziyaret ederek sektörün global dinamiklerini inceledik.
  3. Firmanın hali hazırda ilişkisi bulunan Hollanda’da bulunan bir perakende zinciri ile olası işbirliği imkanlarını inceledik.
  4. Fabrikanın finansalları dahil olmak üzere içinde bulunduğu durumu fiziksel olarak inceledik
  5. Tüm bunları bir araya getiren bir analiz ve orta vadeli bir iş planı hazırladık ve müşterimize sunumunu yaptık.

Bu enteresan sektörde yaptığımı geniş kapsamlı araştırma ile konunun hem üretim hem de perakende boyutu ile ilgili olarak bilgi ve tecrübe edindik.

Ama bundan daha önemlisi, “İş Planı” hazırlamakla ilgili önemli yapı taşlarını yerine oturtma fırsatı ele geçirdik.

Özellikle girişimciler ve yaptığı ticareti objektif olarak değerlendirmek isteyen her tür şirket için çok yakında “iş planı nasıl yapılır?” konulu bir blog yazısı paylaşacağız.

CRM – Müşteri İlişkileri Yönetim Sistemi

2014 yılında Ziraat sektöründe Türkiye pazarına yeni giriş yapmış bir müşterimiz bir CRM projesi hayata geçirdik. Proje temel amaçlarını aşağıdaki gibi belirledik:

  1. Varolan müşteri bilgilerini konsolide etmek, doğrulamak ve gerektiği yererde revize etmek
  2. Elindeki bilgiyi aksiyon ve karar alma amaçlı olarak daha verimli kullanabilmesi amaçlı olarak düzenlemek ve arşivlemek
  3. Müşterisinin şu anki durumunu, taleplerini ve şikayetlerini kayır altına alıp bu bilgiyi ilgili kişi / departmanlara aktarmak
  4. İlk dönemi bizim tarafımızdan yönetilecek, ilerleyen dönemlerde şirket içindeki insan kaynağı ile aynı etkinlikte devam edebilecek sürdürülebilir bir CRM (müşteri ilişkileri yönetim sistemi) kurmak.

Bu amaçlarla yola çıkarak ilk 3 ayı tasarım ve planlama olmak üzere toplam 6 aylık bir süreçte CRM sistemini kurup çalıştırarak ve ilk müşteri görüşme ve kayıtlarını da kendimiz yaparak müşterimize teslim ettik.

Bu proje kapsamında CRM konusunda piyasada var olan (yerel yazılımlardan Salesforce’a kadar) bir çok çözüm alternatifini detaylı olarak inceleme fırsatı elde ettik ve şunu gördük: Müşteri ilişkileri ile ilgili sistemler süreçteki kompleks yapı ve müşterinin ihtiyaçlarının dinamik olması nedeniyle tek bir formülle çözülebilecek bir konu değil. İhtiyacı iyi anlamak ve ileride doğabilecek ihtiyaçları da iyi analiz etmek gerekiyor; sistemi kurmak nispeten basit bir süreç olsa da kurduktan sonra yeni içerik ve amaçlar için revize etmek o kadar basit değil. İşe ayrılacak olan kaynak (insan ve para) da ayrı bir konu: Başta yatırım yapmayıp manuel çözümlerle ilerliyor olmanın maliyeti çoğu zaman çok daha yüksek oluyor.

Bu projenin bizim için önemi büyük oldu: 2014 yılından bu yana bu konuda çözüm üretmeye çalışan çok sayıda küçük / büyük kurum ile görüştük. Son geldiğimiz nokta kuruma ve duruma göre çözüm üretmek en doğrusu.

Bu konuda halen çalışmaya ve çok değişik sistemler kurmaya / araştırmaya devam ediyoruz. Konu ile ilgili olarak herhangi bir sorunuz y ada yorumunuz olursa lütfen yazıya yorum bırakın ya da bize ulaşın.

Sektör Büyüklüğü Araştırması

Sektörel araştırmalarımızın bazıları (yabancı yatırımcı açısından otomotiv sektörü ya da otomotiv kredileri araştırmaları gibi) spesifik bir amaca yönelik olurken bazıları da daha genel bilgi sağlama amaçlı olabiliyor. Bu tür projelere güzel bir örnek 3 yıldır Türkiye Araştırmacılar Derneği (TÜAD) adına yaptığımız sektör büyüklüğü araştırması.

Bu projenin önemli boyutlarından biri gizlilik: ESOMAR’ın uluslararası düzenlemelerine uygun olarak hazırlanmış bir özel gizlilik anlaşması imzaladığımız bu proje için toplanan bilginin firma bazında anonim kalmasını, yani hangi ticari verinin hangi firmaya ait olduğunun görülmemesini sağlayacak bir bilgi toplama ve raporlama altyapısı kurulması projenin en kritik başarı faktörlerinden biriydi.

Bu araştırma kapsamında Türkiye araştırma sektörüne iş üreten tüm firmalarla temas ettik; ilk adım yapılan ticaretin detaylarını kayıt altına almak amacıyla Avrupa Araştırmacılar Derneği (ESOMAR)’ın standardize ettiği bir anketi Türkiye koşullarına uyarlayarak online bir platformda yanıtlanmasını sağlamak. İkinci adımda ise bu yanıtların konsolide edilmesi ve ESOMAR standartlarına uygun formatta raporlanması.

Bu proje sayesinde tipik bir sektör büyüklüğü araştırmasının nasıl yapılacağı ve dikkate alınması gereken kritik dinamikler hakkında geniş bir tecrübe edinme şansımız oldu.

Vizyon / Misyon Arama ve Yaratma Konferansları

Otomotiv sektöründe önde gelen markalardan birinin kurduğu araç kiralama şirketi için orta / uzun vadeli bir vizyon ve misyon yaratma amacıyla yola çıktığımız bu projede öncelikle müşterimizin işini inceledik ve geleceğe dönük planlarını oluşturmaları için dünyaca tanınan vizyon / misyon yaratma yöntemlerinden birini kullanarak projeyi hayata geçirdik.

Kurum yöneticileri ile yapılan bir dizi toplantı ile geçen 3 haftalık bir hazırlık sürecinden sonra 1 tam günlük bir aktivite ile hayata geçirilen bu proje ile müşterimize detaylı bir rapor sunarak projeyi tamamladık.

Danışmanlık projeleri içinde çok tartışılan konulardan biri olan vizyon / misyon ve bunları yaratmakla ilgili olarak tercih edilen yöntemler arasından biz temelini James Collins’in yarattığı versiyonun kuruma ve sektöre uyarladığımız versiyonunu kullanıyoruz.

Bu yaklaşımda öncelikle kurumun ideolojisi üzerine eğilerek temel amaç ve değerlerini belirliyor, bunları belirli bir yöntemle test edip gerekiyorsa revize ediyoruz. İkinci adımda ise hayal edilen gelecek ile ilgili bir çalışma yapıyor ve ilk adımda elde edilen bulgularla tutarlı bir gelecek tasarımı yapıp bunu kayda geçiriyoruz.

Doğruyu söylemek gerekirse tüm projelerimiz içinde en keyif aldıklarımızdan biri olan bu projelerin en önemli özelliği kuruma yön veren kişileri bir araya getirip gündelik telaşın dışında bir ortamda bugün ve geleceği hayal etmelerine yardımcı olması. Bu sayede bir çok sıradışı fikri değerlendirebiliyor ve bunları da uygulanabilirlik ve sürdürülebilirlik süzgecinden geçirerek tüm ekibin içine sinen bir kurumsal vizyon yaratıyoruz.

[av_video src=’https://vimeo.com/60783779′ format=’16-9′ width=’16’ height=’9′]

Evleniyor.info Yayında

İsminize Özel Düğün Web Siteniz

Evlenecek olan çiftlere bir müjdemiz var 🙂

Artık davetiyeler ile uğraşmaya, onları postalamaya, sonra da düğününüze katılacak kişilerden gelip gelmeyecekleri bilgisini toplamaya son!

En az bir kere evlenmiş olan herkes bilir ki düğün organizasyonunun en sıkıntılı süreci davetiyeler ve LCV’lerdir. Düğün salonu belli kişi sayısına göre anlaşılmış, o sayıya göre listeler hazırlanmış, davetiyeler alınmış ve dağıtılmıştır. Ancak kaç kişinin geleceği (!) bir türlü netleştirilemez. Kimisi sizi arar, kimisi ailenize bilgi verir, kimisi hiç cevap vermez derken düğün günü bir bakarsınız ki bazı masalarınız boş kalmış 🙁 Halbuki daha önceden haberiniz olsa yedekte çağırmak istediğiniz o kadar çok kişi var ki.. Okumaya devam et “Evleniyor.info Yayında”

Mart 2016

Merhaba 🙂

Yurt içi hem de yurt dışı gündemimizin yoğun olduğu ayrıca güneş tutulmasının da taçlandırdığı Mart ayı bültenimizle yine karşınızdayız 🙂 Güneş tutulmaları astrolojik olarak önemli dönemleri temsil eder. Yaklaşık 6 ay önceden hissedilmeye başlanabilir ve bireysel / kurumsal haritalarımızdaki konumlarında ani değişikliklere yol açar. Dolayısıyla ani değişimlere direnç gösterenler için krizlere sebebiyet verebilir. Duygusal ve ruhsal farkındalık kazanmak, kendimizi tanımak ve yeni başlangıçlar yapmak için ise muazzam bir enerjidir. Bu enerjiyi olumlu yaşayarak faydaya dönüştürmek, kendi farkındalığımız kazanarak gücü elimize almak ve rahatlamak için Mart ayı boyunca her Perşembe akşamı çözüm ortağımız Liva Koçluk ile meditasyon etkinliği planladık 🙂 Okumaya devam et “Mart 2016”

Lidersizlik – Sunum

Fırsat buldukça üzerinde okuduğum, notlar aldığım ve düşündüğüm bir konu olan “lidersiz topluluklar” konusunda IK zirvesinde bir sunum yapma fırsatı buldum. Bir sunum yapmak, insanın üzerine çokça düşündüğü konuyu ifade edecek kadar netleştirmesine yardımcı oluyor. Konuşma metni hariç olarak yaptığım sunumun temelini paylaşmak istiyorum. Okumaya devam et “Lidersizlik – Sunum”

Şubat 2016

[av_textblock size=” font_color=” color=”]
Herkese merhaba,

Şubat ayının bu güneşli ve pırıl pırıl gününde biz de yeni web sitemiz ile karşınızdayız 🙂

Hayat her birimiz için o kadar çok koşturmayla geçiyor ki bazen bir dur demeye, yavaşlamaya, nefes almaya, karşılıklı iletişim kurmaya, anlamaya, anlatmaya, dinlemeye ihtiyaç duyuyoruz. Bazen en yakınımızdakilerle bile gündemlerimizi yakalayamıyoruz. Biz de bu amaçla Arsan Danışmanlık olarak her ay kendi gündemimizi paylaşmaya, sizler de paylaşırsanız sizin gündemlerinizi takip etmeye, karşılıklı birbirlerimizi desteklemeye, belki ortak projeler çıkartmaya, en önemlisi sevgi ve farkındalıkla büyümeye, paylaşmaya niyet ettik.  Hizmet verdiğimiz sektörlerde neler oluyor, pazar nereye gidiyor, biz nereye gidiyoruz, neler yapıyoruz, neler üretiyoruz, neler konuşuyoruz?… Buyrun, ilk paylaşımımız yayında ♠

Okumaya devam et “Şubat 2016”

Lider(siz)lik – Davet!

Liderlik grafik

Mesleğim gereği çok sayıda yönetici ile yakın çalışıyorum; kimi zaman sorun çözme üstüne konuşuyor, kimi zaman plan yapıyor, kimi zaman durum değerlendiriyor kimi zaman da geleceği konuşuyoruz.

Bu görüşmelerde dikkatimi çeken bir ortak payda var: Bir topluluk içinde herkes belli ölçüde liderlik sıfatı taşıyor: Bir ekibe, bir fikre, bir harekete ya da sadece kendine liderlik ediyor. Ama bu o kadar kişisel bir konu ki hiç birinin liderlik tanımı diğerine uymuyor: Kimi vizyoner, kimi paylaşımcı, kimi hızlı ve kararlı kimi ise sakin ve planlı. Kimi Steve Jobs’ı örnek alıyor, kimi Nelson Mandela’yı kimi ise Mark Zuckerberg’i.

Hayatta her şeyin göreceli olduğuna inananlardanım, ama liderlik konusundaki görecelilik çok ileri seviyede: Bu işin hemen hiç bir ortak doğrusu yok. Ölçek ve içerik herkeste çok farklı. Durum böyle olunca da sormadan edemiyorum: Liderliğin içeriği ve tanımı konusunda bu kadar farklı görüş varken aradığım ortak çözüm güçlü liderlerin hakim olduğu topluluklarda değil de belli bir lideri olmayan, tabir yerindeyse “lidersiz” yapılarda olabilir mi? Okumaya devam et “Lider(siz)lik – Davet!”

Yumuşak bir dokunuş

Sık sık spor yaparım. Biraz üşengeç olduğum için özellikle de grup egzersizlerini tercih ederim; spor yapan bir grubun enerji ve disiplini çoğunlukla bireyden yüksek oluyor. Bu egzersizlerin biri var ki bende diğerlerinden çok farklı ve olumlu bir etki yaratıyor. Geçenlerde beraber spor yaptığım bir arkadaşıma bu durumdan bahsettim.

“Neden biliyor musun?” diye sordu? Bilmiyordum. “Çünkü hoca egzersiz sırasında sınıfta dolaşıyor ve zorlandığımız hareketlerdeki duruşlarımızı bize yumuşakça dokunarak düzeltiyor.” Okumaya devam et “Yumuşak bir dokunuş”

Planınıza Takılmayın, düşersiniz!..

Kullananlar bilir: Navigasyon cihazını açıp adresi girdiğinizde cihaz aradığınız adresi buluyorsa içiniz rahatlar; gideceğiniz yol bellidir. Arkanıza yaslanıp cihazın vereceği komutları dinleyerek hedefinize kolayca ulaşırsınız.

Diğer taraftan bu rahatlama bir sonuç daha doğurur: Yol tarifini adım adım takip ettiğiniz için, artık gittiğiniz yola dikkat etmemeye başlarsınız. Neden edesiniz ki? Hedefinize giden yol, sapaklar, geçeceğiniz trafik ışıkları, hangi kavşaktan kaçıncı çıkışı alacağınız – hepsi bellidir. Navigasyon sizi kalan kilometreyi dahi belirterek bilgilendirir, bu kilometreyi ne kadar sürede kat edeceğinizi tahmin ederek herşeyin plana uygun gittiğini gösterir.

Ne güzel işte, her şey yolunda. Yol belli, yordam belli…

Okumaya devam et “Planınıza Takılmayın, düşersiniz!..”